dalpings

Durum: 37 - 0 - 0 - 0 - 28.12.2017 16:00

Puan: 57 - Rütbe:

1 yıl önce kayıt oldu - 2.Nesil Yazar

kula minnet eylemem

Ödemelerle ilgili önemli güncelleme!
  • /
  • 4

vestel

vestel'in teknolojik ev aletleri olarak hemen hemen her çeşitte ürünü olsa da favori ürünü ve amiral gemisi televizyondur. yıllar önce vestel marka bir tüplü televizyonu alınmıştı evimize, senelerce kullandık, sonra bozuldu ama hala bir köşede durur. nereden baksanız 20 küsür senelik bir geçmişi var. bozulduğu zaman yeni bir televizyon almak istedik, biraz da yerli takıntısı olunca yine vestel'e baktık. lcd ekran bir modelini beğendik, fiyatı da uygun geldi aldık. sonra ben evleneceğim dönemde gittim yine vestel'e baktım, yine uyguna smart led tv bir modelini aldım. şimdi ise 4k özellikli televizyonlar üretiyorlar.
televizyon ürünleri bazında geçirdikleri 20 yıllık sürecini bilen ve ürünlerini kullanan bir insan olarak anlatmak istediğim şu; hiçbir zaman çağın gerisinde kalmadılar, sürekli gelişen teknolojiyi yakaladılar. uluslararası seviyedeki tabiri caizse deve dişi gibi rakiplerinin karşısında yerli bir firma olarak mücadele ediyorlar. diğer ürün çeşitleri için çok fazla birşey diyemeyeceğim ama televizyon bazında hiç de yabana atılmayacak bir kaliteye sahipler ve ben de bu ülkenin bir ferdi olarak iyi olduklarına emin olduğum alanlarda başka yabancı bir firmayla ikisi arasında kalırsam vestel'i tercih etmeye devam edeceğim

iyimi.com ile ilgili istekler

ben bu siteyi sevdim ama haddim olmayarak birkaç önerim olacak.
1. şu an bir bitcoin kampanyası var ve yazarlar entry girişlerinin niteliğine göre satoshi kazanıyor. fakat kuralları kısmen katı ve bu haliyle insanları cezbetmeyebilir. 60.000 sınırı için en iyi ihtimal 50 entry girmek lazım. bu sınır biraz aşağı çekilebilir ya da entry başına verilen satoshi artırılabilir. kalite filtresi mantıklı ama bu da son zamanlarda olduğu gibi içeriğin uzunluğuna göre değil niteliğine göre belirlenmeli.
2. reklam yerine yazarlara yatırım yapalım mantığı tamamen reklamsız bir yatırımı getirmemeli. mutlaka belli başlı yerlerde reklam olmalı, insanlar başka türlü bu tarz yeniliklerden haberdar olamıyor. donanımhaber, ekşisözlük vb. sitelerde popüler yerlerde bu tarz reklamlar yapılabilir.
3. sadece teknolojik ürün değerlendirilmesinin yapılması yeterli değil. daha fazla alan açılmalı, günlük hayatta kullanılan tüm ürün ve markalar burada yer alabilmeli. insanlar sadece telefonu, tableti araştırmıyor; halı için de, kitap için de, sinema filmi için de kendinden önce faydalananlardan fikir edinmek istiyor. tamam piyasadaki bir sürü sözlükten biri olmasın, bir farkı olsun ama ürün çeşidi genişlemeden ilerleme kaydetmek zor.

twitter

ben marka ürünlerin çıkışta koydukları kendi tarzlarını yansıtıcı kesin ve net kuralları zaman içinde esnetmelerine karşıyım. çünkü o kurallar, sınırlamalara tahammül edemeyen insanları uzak tuttuğu sürece ürüne ve firmaya belli bir kalite katıyor.
twitter, kurulduğu günden bu yana koruduğu 140 karakter kuralını esneterek twitleri maksimum 280 karakterli hale getirdi. önceki halinde, o dünyada yer alan herkes bir şekilde belirlenmiş ve oranın fenomeni olmuş bir kurala uymak mecburiyetindeydi ve her twit minimum kelimeyle maksimum düşünceyi yansıtmayı sağlıyordu. bu da anlatılmak istenen içeriğe ait boş ve gereksiz ne varsa atılmasına, haliyle insanları basit ama şık bilgi-fikir alışverişine sevk etti. lakin son haliyle uygulanan karakter artırımının çoğalmış ve genişletilmiş fikri düşünceyi getirdiği iddia edilebilir. ama bence muhteva artmıyor, aksine 140 karaktere sığdırılabilen herşey 280 karaktere doğru uzatılıyor. bu da yorucu ve zaman alıcı bir durum.

yaban tv

bu kanalda yapılan işlere olumlu tarafından bakarsak, "avcılık kurallarına uygun, duyarlı bir yayıncılık yaptıkları" söylenebilir. bilinçsiz avlanmanın ileri boyutlarda olduğu ülkemizde bu şekilde eğitici ve hassas bir yayın politakaları olması da sevindirici bir durum. fakat ismi "yaban" olmasından dolayı, ilk başta yaban-doğa hayatını yansıttığı düşünülebilir ama bundan ziyade daha çok salt "avcılık" üzerine kurulmuş bir televizyon kanalı olarak algılanıyor. bence bu algıyı kıracak işler yaparsa uluslararası bir seviyeye bile gelebilir. mesela ismi aynı kalacak şekilde, kanal konsepti olarak bence işin odağına doğadaki hayvanların nasıl avlandıkları-yakalandıklarını değil de onların doğal yaşamdaki hayat döngülerini alsalar; avcılığı ise yayın formatının içinde, birkaç kaliteli yerli-yabancı program olarak verseler kanal daha çok dikkat çeker. doğa hayatı ile ilgili özgün formatlardaki programlar, içinde avcılık da geçecek şekilde üretilebilir ve gayet hoş bir sentez olur. tabi bütün bunlar mali bütçeyle de alakalı. kanal daha büyük bir medya organizasyonunun içinde yer almalı ki, ana akım reklam ve sponsor pastasına girebilsin. bu sayede bilinirliği yüksek marka programlar ortaya çıkar, bu da daha çok reklam getirir.

torrent

bir dönem yerli ve yabancı çok fazla sayıda torrent paylaşım sitesi vardı, insanlar çok geniş bir içeriğe ücretsiz bir şekilde ulaşıyordu. kısa sürede sokaktaki korsan cd piyasasını bitirerek fikri mülkiyetin de en büyük düşmanı tahtına oturdu. tabi bu tahta oturanın işi zor. mücadeleyi beklenenden çabuk kaybetti ve birçok torrent sitesi kapandı. kapanmayanlar ise ağır darbeler alarak zayıfladı. şimdi artık birkaç tane kaldı, onların da artık nefesi kıçında gibi bir durum var. haliyle paylaşmayı ve yardımlaşmayı artıran; düşük gelirliyi, öğrenciyi kültür-sanata ulaştıran bu sistem de eski parlak günlerinden uzaklaştı. yeniden parlar mı bilemem ama daha kötü olmasın da ben bu haliyle kalmasına bile razıyım.

ikea

ikea isveç menşeili bir firmadır ve ülkemizde de birçok mağazası bulunmaktadır. ev dekorasyonu özelinde, hem modern hem de klasik olarak isimlendirilebilecek bir tasarım anlayışı vardır. dekorasyonun her aşaması ve çeşidi için, tasarımcıları eldeki kalıpları kullanarak değişik fikirler üretir. ama tam anlamıyla kendine has özelliği; ürünü kendi kurallarıyla hazırlayıp yine kendi kurallarıyla satmasıdır. bu satış politikasının insanların üzerinde psikolojik bir etkisi vardır. bunun sebebi temel olarak "müşteri ne istediğini tam olarak bilemez, onu sizin ürününüzü istediğine ikna edin" ekolünden gelir. bunu da ürünlere ayrı isimler vererek onlara birer marka kişiliği vererek sağlar. bir yandan da onun sizin için "en iyisi" olduğunu size çok basit bir şekilde kabullendirir. insanların bilinçaltına kendisini bu şekilde işledikten sonra sonra artık düz bir çubuğu, dikine doğranmış kütüğü ya da standart bir plastik kovayı bile size beğendirmesi çok kolaydır. özellikle bayanlar, herhangi bir mobilyacıda ya da dekorasyon dükkanındaki malların en ince ayrıntısını sorgulayıp eksiklerini ararken, ikea'nın büyülü mağazasında sorgusuz bir beğeni deryasına kapılırlar. sonra da kendinizi sıradan bir günün akşamında evde dolap montaj ederken bulabilirsiniz. ayrıca köftesi de meşhurdur, bütün mağazayı eşinizin peşinde ve ayakta biriken kara sular eşliğinde gezip bitirdikten sonra oturup afiyetle yenebilir.

vlc player

bilgisayarınızda kayıtlı medyaların yanında internet üzerinden gerçekleşen ağ akışı yayınlarını da izleyebileceğiniz, gayet kapsamlı ve kullanışlı bir medya oynatıcıdır. duba şeklindeki basit ama sempatik ikonu ve sürekli gelişen ama genel özelliklerini koruyan kendine has klasik arayüzüyle kolay akılda kalan ve işlevselliği sayesinde birçok insanın kullandığı bir fenomendir. ayrıca son dönemde iyice yaygınlaşan stream yayınlar için ace player şeklinde ayrı bir versiyonu da mevcuttur. uzun bir süre, kendisiyle hemen hemen aynı zamanda piyasaya çıkan gom player'ı kullandım, çünkü ilk çıktıklarında vlc rakibine göre biraz daha ağır ve sorunluydu. ama şu anki haliyle gom'dan ve diğer rakiplerinden daha iyi durumda, o yüzden medya oynatımlarında tercihim kendisinden yanadır.

arif v 216

filmi izlemeden yorum yapmak çok mantıklı değil ama benim fragmandan ve genel tanıtımlardan anladığım kadarıyla, "back to future" tarzı bir zaman yolculuğunu anlatacak. yani ikili zaman makinasını kullanıp yeşilçam'ın güçlü zamanlarına gidecekler, orada başlarına türlü sıkıntılar gelecek ve döndüklerinde yaşadıkları olaylar şimdiki zamanı etkileyip btf2'deki "alternatif zaman dilimi" mevzusu olacak. fragmanda arif'in, büyük ihtimal şu anki zamanda ya da gelecekte siyah kafalı bir 216 ile savaştığı sahne var. geçmişteki kısımda da 216'nın seri üretimi muhabbeti dönüyor. yani arif'le 216 olaylara karışıp bir şekilde paçayı kurtaracaklar ama geri döndüklerinde geçmişte bir şekilde seri üretim olayına yakalandıkları için robotların ele geçirdiği bir dünya bulacaklar. sonra tekrar geri dönüp en baştan bunu düzeltmeye çalışacaklar. tabi bu dediğim gibi bir tahmin sadece, tutturabilir miyiz bilmiyorum :)

ntvspor

7/24 yayın yapan açık spor kanalı sektöründe öncü bir hamleyle kurulduktan sonra major liglerden bazılarının yayın hakkını alıp şifresiz yayınlayan güçlü bir kanaldı. sonraları yayın hakkı gücünü kaybedip özet görüntülerine düştü ama yine de ciddi bir popülaritesi vardı. tabi zamanla özetler de gitti, sadece masada toplanan veteran topçuların taktik muhabbetlerini izledik. rıdvan'la güntekin kanalın amiral gemisiydi, onların sivri çıkışlarla gündem olan programlarının sırtından bir süre daha ekmek yediler. ama bu sene onlar da ayrıldı, güntekin gidip de rıdvan tek kalınca o program da izlenmez oldu. sabahları yayınlanan spor servisi de eski gücünde değil. belçika ligi var ama charlotte-standart liege maçını kim izlesin? yayın politikasına diğer spor dallarından da koyalım düşüncesindeler ama olmuyor, özeti bile olsa futbol olmayınca kimse izlemiyor o kanalı. eskiden alternatifsiz ama kaliteliydi, şimdi çok sayıda muadili var ve bu kanal onların bir çoğundan çok daha geride kalmış bir durumda. uzun zamandır kapandı kapanacak derken hala yayın hayatına devam ediyor.

bitcoin

hani değerlendikçe "zamanında bitcoin alsaydık, şimdi köşeyi dönerdik" diye hayıflananlar var ya, bunların birçoğu birkaç gündür "bakın işte balon patladı, gaza gelip alanlar zarar edecek" diyorlar. malesef herşeyden biraz anlıyoruz ama hiçbirşeyi de tam bilmiyoruz. sonuç odaklıyız, ama o sonuçları gerçekleşmeden öngörmekte aciz kalıyoruz. biz bu kadarından bile acizken burada iyice çuvallıyoruz, çünkü ekonomik yatırımlarda sonuç değil süreç vardır. tamam bitcoin bir süredir değer kaybediyor. belki çok daha fazlasını kaybedebilir ama bu süreçte başka coin'ler yükselebilir veya bitcoin bugün düşer yarın yükseliş trendine girer. önemli olan dünya ekonomi ve siyaset gündemini takip edip gidişatı öngörebilmek, doğru hamleyi yapabilmek. bu işin global bir piyasası, ekonomisi var artık. artık "bu balon patlar mı, şu duvar çatlar mı" gibi boş analizleri bırakmak lazım. süreç borsa mantığıyla okunur, eldeki yatırım ona göre doğru değerlendirilip doğru zamanda doğru hamle yapılırsa her zaman, herşeyden kar edilir. sonuçta buna yatırım yapan insanlar satoshi nakamoto efendiye mürit gibi gönülden bir bağlılık duymuyorlar. değer kaybına göre hareket edip pozisyon alınır, gerekirse alım yapılır ya da satılır. balonla falan ekonomik analiz yapan kesim de "zamanında" yakalayamadığı fırsatlardan hayıflanmaya devam eder.
  • /
  • 4
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 37

iyimi.com ile ilgili istekler

ben bu siteyi sevdim ama haddim olmayarak birkaç önerim olacak.
1. şu an bir bitcoin kampanyası var ve yazarlar entry girişlerinin niteliğine göre satoshi kazanıyor. fakat kuralları kısmen katı ve bu haliyle insanları cezbetmeyebilir. 60.000 sınırı için en iyi ihtimal 50 entry girmek lazım. bu sınır biraz aşağı çekilebilir ya da entry başına verilen satoshi artırılabilir. kalite filtresi mantıklı ama bu da son zamanlarda olduğu gibi içeriğin uzunluğuna göre değil niteliğine göre belirlenmeli.
2. reklam yerine yazarlara yatırım yapalım mantığı tamamen reklamsız bir yatırımı getirmemeli. mutlaka belli başlı yerlerde reklam olmalı, insanlar başka türlü bu tarz yeniliklerden haberdar olamıyor. donanımhaber, ekşisözlük vb. sitelerde popüler yerlerde bu tarz reklamlar yapılabilir.
3. sadece teknolojik ürün değerlendirilmesinin yapılması yeterli değil. daha fazla alan açılmalı, günlük hayatta kullanılan tüm ürün ve markalar burada yer alabilmeli. insanlar sadece telefonu, tableti araştırmıyor; halı için de, kitap için de, sinema filmi için de kendinden önce faydalananlardan fikir edinmek istiyor. tamam piyasadaki bir sürü sözlükten biri olmasın, bir farkı olsun ama ürün çeşidi genişlemeden ilerleme kaydetmek zor.

instagram

eskiden beri paylaşım yapmam ama takip ederim. ilk çıktığı zamanlarda ülkemizde fazla bir kullanıcısı yoktu, popüler hale geldikçe herkes bulaştı. toplumun %99'un akıllı telefonu var, akıllı telefonu olanların da %99'u bu uygulamayı neredeyse hergün kullanıyor. zaman içinde dünya çapında büyük bir fenomen oldu. bu yüzden şimdi burada instagram'ı anlatacak klasik bir metin yazmanın anlamı yok, çünkü tanıtılmaya ihtiyacı yok. o yüzden tanıtmaktan ziyade bir yönüyle gelişimine-değişimine dikkat çekmek istiyorum.
ilk zamanlarda bolca yemek fotosu koymalı kişisel kullanımın yanında yavaş yavaş ticari amaçla da kullanılmaya başlandı. instagram kullanım açısından minimal ve katı kurallı olan bir uygulama olduğundan ilk ticari sayfalar da genelde mütevazi bir dükkan edasıyla güzel ve minimal ürünler bulunduruyordu. sonra zamanla biraz işhanına benzedi. değişen özellikleriyle birlikte dükkanlar da artmış, farklı konseptlerde, güzel ürünler vardı ama çeşitler artmış rekabet gelmişti. zaman ilerledi, kullanımı yaygınlaştıkça avm tarzı bir yer oldu. dükkanlar daha bollaştı, dükkanların içindeki ürün çok çeşitli, alternatifliydi. içinde dolaşarak vakit geçirilebilen, beğenirsen de alışveriş yapılan kısmen nezih bir alandı.
fakat artık iyice özellikleri arttı, başka uygulamalarla senkronize oldu; hareket alanı çok geniş ve çok fazla kullanıcı var. yani son haliyle tam bir semt pazarı oldu. sıkışık, gürültülü, ürün kalitesi değişken, tezgahlar dağınık. her an sakallı bir herif kafasında sütyenle ortaya bağıracakmış gibi bir havası var.

google maps

güzel bir uygulamadır, ios'un kendi haritalar uygulamasının çok zayıf olduğu dönemlerde (yurtdışı versiyonlarında olmasına rağmen) appstore'e bir süre gelmemişti. o dönem çok kasıntılı olmasına ve acayip şarj yemesine rağmen mecburiyetten yandex'i tercih ediyordum. tabi bir süre sonra uygulama geldi, hemen yükledik, o günden beri memnuniyetle kullanıyoruz.
whatsapp üzerinden gönderilen konumlar, netteki harita işaretlemeleri vs. genelde tam konum veremediğinden dolayı adresi daha kolay bulabilmek için street view özelliğini çok sık kullanırım. işaretli yakın bölgeyi açıyorum, ev-dükkan neyse sağında solunda ne var diye adeta bir bilgisayar oyununda ilerler gibi sokakları araştırırken aradığımı buluyorum.

bitcoin

hani değerlendikçe "zamanında bitcoin alsaydık, şimdi köşeyi dönerdik" diye hayıflananlar var ya, bunların birçoğu birkaç gündür "bakın işte balon patladı, gaza gelip alanlar zarar edecek" diyorlar. malesef herşeyden biraz anlıyoruz ama hiçbirşeyi de tam bilmiyoruz. sonuç odaklıyız, ama o sonuçları gerçekleşmeden öngörmekte aciz kalıyoruz. biz bu kadarından bile acizken burada iyice çuvallıyoruz, çünkü ekonomik yatırımlarda sonuç değil süreç vardır. tamam bitcoin bir süredir değer kaybediyor. belki çok daha fazlasını kaybedebilir ama bu süreçte başka coin'ler yükselebilir veya bitcoin bugün düşer yarın yükseliş trendine girer. önemli olan dünya ekonomi ve siyaset gündemini takip edip gidişatı öngörebilmek, doğru hamleyi yapabilmek. bu işin global bir piyasası, ekonomisi var artık. artık "bu balon patlar mı, şu duvar çatlar mı" gibi boş analizleri bırakmak lazım. süreç borsa mantığıyla okunur, eldeki yatırım ona göre doğru değerlendirilip doğru zamanda doğru hamle yapılırsa her zaman, herşeyden kar edilir. sonuçta buna yatırım yapan insanlar satoshi nakamoto efendiye mürit gibi gönülden bir bağlılık duymuyorlar. değer kaybına göre hareket edip pozisyon alınır, gerekirse alım yapılır ya da satılır. balonla falan ekonomik analiz yapan kesim de "zamanında" yakalayamadığı fırsatlardan hayıflanmaya devam eder.
Henüz takip ettiği biri yok.

Bedava Bitcoin KampanyasıÜyelik Sözleşmesi | Genel Kurallar | Duyurular | İstatistikler