ubuntu

genellikle linux kullanmaya başlayacaklar için önerilen linux distrosudur.yakında 32 bit desteğini çekecektir, ayrıca yakın zaman önce unity arayüzünü bırakıp gnome arayüzüne geçmiştir.en son dağıtılan sürümü 18.04 dir.

apt adında bir paket yöneticisi vardır.bunu kullanarak uygulama yükleyebilirsiniz.(bu komutu kullanmadan direkt market üzerinden de uygulama yükleyebilirsiniz.) herkesin söylediği birşey var, ubuntu-linux kuruyorsan oyun oynayamazsın.bu bir bakıma doğru olsa da bir bakıma yanlıştır.steam oyunlarının çoğu (valve'ın yaptığı) linux distrolarını (ubuntu, steam os v.b.) destekliyor.desteklemeyen oyunları ise wine programı sayesinde kurup oynayabilirsiniz.(tüm oyunları desteklemiyor ancak çoğu oyunu oynatıyor.)
linux tabanlı 2004'de yayınlanan ücretsiz işletim sistemi.
güzel yanları olduğu gibi kötü yanlarıda mevcuttur.
sunucu tarafı mükemmel, desktop tarafı hiç bir halta yaramıyor malesef. en büyük avantajı büyük projelerde lisans avantajı sağlamasıdır.

microsoft'a binlerce dolar bayılmaktan iyidir yinede.
dipnot: performansının microsoft'dan iyi olduğunu düşünüyorum.
profesyonel olmayan bilgisayar kullanıcılarının da alışması gereken işletim sistemi. windows yüklenmemiş bir bilgisayarı yüzlerce lira daha ucuza alarak bu işletim sistemini ücretsiz kurup kullanabilirsiniz. windows uygulamalarının alternatifleri çokça bulunuyor. windows dünya çapında çok yaygın kullanıldığı için bazı özel programlar sadece windowsta yazıldığı için sorun yaratabiliyor ancak bu sorunları da wine adlı emulatör ile çözmek her zaman olmasa da kısmen mümkün. internette gezinmek, film izlemek, müzik dinlemek gibi basit işler için kesinlikle kullanılması gerekir; boş yere windows lisansına para vermemek için.
türkiye gibi olan işletim sistemi. anlarsınız ya.
eğer programla hakkında bilginizi arttırmak ayda birşeyler öğrenmek istiyorsanız kullanın yoksa hiç gerek yok kullanmaya. w10 gibi bi eser var sonuçta önümüzde.
başınıızı boş eyre ağrıtırsınız benden demesi.
ubuntu yıllardır varolan debian linux sürümünün öncelikle bir fork'u ardından da kendi başına bir linux dağıtımı olmuştur. debian o dönem ve hala paket depolarındaki yazılımları güncellerken sert bir politika izlediği için atıyorum postfix kuracaksınızdır da debian apt depolarında 1.3 versiyonu stable olarak dururken postfix kendisi 2.5 versiyonunu çıkarmıştır. işte bu nedenle ubuntu daha güncel paketleri daha hızlı depolarda tutabilmek adına çıktı ve sonradan başlı başına bir linux sürümü olarak yoluna devam ediyor.

ilk çıktığında bir süre kullandım ve ubuntu-desktop ubuntu-server diye iki farklı sürümü olması oldukça iyiydi. hem linux kernel versiyonu daha güncel geliyor hem de bazı donanımları tanıyor ve debian gibi driver kurmakla zaman harcamıyordunuz.

sonra bir baktık ubuntu'da bir hantallaşma sorunu başladı. hani hiç windows kullanmadım ama tıpkı windows kullanıcılarının anlattığı gibi şeyler baş gösterdi. bir tek blue screen eksikti. nasıl olur bu linux derken onu da kernel'e göm bunu da göm şunu da ekleyelim şu driver da olsun bunu da tanısın dedikleri kernel olmuş sana bilmem kaç mb belki bugün gb seviyesindedir.

o dönem artık kendi kernel paketimi derleyip yani son güncel linux kernel indirip kurup bu sorunları aşıyordum. ta ki masaüstü ortamının da içine edene kadar. işte o an ubuntu kullanmayı bırakıp tekrar debian'a döndüm.

yıllardır da hiç ubuntu kurmuş değilim debian ile devam ediyorum. ancak şu son dönemlerde apple ürünlerine olan ilgim ve kullanımım nedeni ile artık debian da bir köşede duruyor. bir köşe derken iki cep telefonu bir iki de tablet debian çalışıyor.

şunu söyleyebilirim apple bildiğin çok saçma nedenlerle birkaç defa çöktü. bir iki defa apple tablet resetlemek macbook yeniden kurmak zorunda kaldım. ubuntu'da da zaten kernel derleme zahmetine giriyordum. ancak debian o kadar iyi ki dokunmanıza gerek yok. diyelim ki tüm yapı çöktü yeniden kurulum yapmadan data silmeden belge yedeklemeden kurmanın dahi yolu var.

açılış hızı ve tepkime süreleri benim için önemli ayrıca üzerinde ne kadar sanal sunucu çalıştırabilirsem o kadar işimi görüyor ve bu sanal sunucuların kendi arasında da haberleşmesi iş yapabilmem için önem kazanıyor. macbook bu konuda performanslı ama zahmetli fakat debian'da hala bir sorunum yok.

linux'un windows ile kıyaslanmasına filan yukarıda değinilmiş ama bu sohbetler 2006 yıllarında son buldu. çünkü linux windows'a karşı bir işletim sistemi çekirdeği değil unix'e karşı bir işletim sistemi çekirdeğidir. bunda da başarılı oldu çünkü dünyada unix tam olarak bitti linux dünyadaki tüm unix'lerin yerini aldı. kaldı ki bugün pek kıyaslamak istemesem de windows'un da yerini almış durumda.

microsoft önce kendi içinde open source departmanı kurdu. hatta işi abartıp koca bir binaya linux yazılımcılarını işe alarak maaşlı çalıştırdı. windows 7 ve diğer sürümleri felaketti ve geleceğe hazır değildi. windows 10 sürümünde mutlaka linux olmalı idi ve gerçekten örneğin ilk etapta bash windows 10 entegre edildi. şimdi windows 10 uygulama mağazasında linux araçları görürsünüz.

bugün linux kernel geliştiricileri arasında çok çok fazla microsoft çalışanı var. hem windows sürümü ve hyper-v linux uyumlu hale getiriyorlar hem de linux kernel patch windows 10'da uyguluyorlar.

yani öyle kalkıp windows var ubuntu ne gerek var demek çok doğru değil. yani bu bir tercih windows da ubuntu da birer işletim sistemi ama windows 10 herkes için yeterli olmayabilir. bugün donanımları etkin kullanma zamanı çünkü big data cloud aldı başını gidiyor. eskiden çalışmak için eve server alırdık bugün laptop üzerindeki işlemci ram ile 30 sanal sunucu açıp server içinde server koşturuyoruz. windows buna uygun değil windows kur üzerine programlarını kur üzerine de eğlence müzik film kitap kur otur kodunu yaz web siteni geliştir diyorsanız zaten işinizi görür. ama diğer türlü yeni bir driver üretecekseniz donanım üzerine iş yapıyorsanız hatta cloud big data ile ilgileniyor yazılımcı iseniz windows ürünü iş görmez verdiğiniz paraya yazık. en azından ubuntu debian açık kaynaklı yani tüm kodlarına hükmedebiliyorsunuz ve ücret ödemenize gerek yok. yine de ödeme konusunda sorunum yok diyorsanız support alabilirsiniz ve evdeki ubuntu'nun windows gibi desteğini alır telefonla arar her türlü çözümü istersiniz.

bunu önce windows'da yapın. lisans alın microsoft çağrı merkezini arayın bir sorun iletin sorununuzu önce çözün bakalım da görelim. lisanslı sorunsuz windows makinem için microsoft'u arayıp hata ekranını iletip çözüme kavuşturamadığım çok oldu. apple tarafında macbook ve app store sorunum da oldu kayıt bıraktım beni aradılar bazıları çözülmedi ancak ubuntu tarafında hiç böyle sıkıntılar yaşamadım açtığım tüm sorunlar çözüldü.

debian tarafında bu desteği ancak forumlarında irc sunucusunda siz sormak ve cevap almak zorundasınız. zaten pek fazla sorun çıkmayınca oldukça çok döküman olunca da bir desteğe ihtiyaç kalmıyor. ancak yine de almak istiyorum derseniz yerel debian resmi destekçileri var parayı öder desteğinizi yine alırsınız.

onun dışında kalkıp windows çok iyi ama lisanssız kaçak kullanıyorum demek komik olabiliyor.
eğer windows 10a sahipseniz hiç bulaşmaya gerek yok. basit bir arayüzü olması ve kolay bir kullanıma sahip olması güzel ama bu kadar hepsi, daha ötesi yok ubuntunun kurulumuda çok basit deneme amaçlı indirebilirsiniz ya da freedos bir bilgisayarınız var ise geçici süre kullanabilirsiniz ama bir windows olmadığını unutmayın :)

Bedava Bitcoin KampanyasıÜyelik Sözleşmesi | Genel Kurallar | Duyurular | İstatistikler