the witcher 3 wild hunt

tam bir sanat eseri. bu oyun hakkında söylenecek daha büyük bir övgü yok.

gerek soundtrack'leriyle, gerek oyun dinamikleriyle, gerek aşırı detaylı ve değişken hikayesiyle hem tam bir rpg, hem de tatlı bir tps sunuyor. büyü yapmak, kılıç kullanmak, alchemy yapmak genelde oyunlarda ayrı disiplinlerdir ve birinden biri seçtirilir. bu oyunda hepsini birden sorunsuz halledebiliyorsunuz ve keyif alıyorsunuz.

ayrıca open world olması da çok güzel bir artısı.

kesinlikle parasını hak ediyor.
oyun dünyasının o detaylı yapısı bir yana, insanı her türlü ruh haline sokabilmesi sayesinde çoğu rol yapma oyununun aksine gerçek anlamda seçimler içeriyor. zira geralt'ın düştüğü ikilemler oyuncunun kafasında "sen olsan ne yapardın?" şeklinde bir düşünce gelişmesine sebep oluyor ve sizin için en doğru ve mantıklı olan seçimi yapabiliyorsunuz bu sayede.

geralt'ın her karakterle yaşadığı hikaye etkileyici olmasına rağmen tahmin edersiniz ki ciri apayrı bir boyuttu bu konuda. o kadar uğraştan sonra kızımızı yatakta ölü vaziyette yatar gördüm ya, o an hissettiğim üzüntüyü anlatamam. devamında ciri'nin küçüklüğünü ve geralt ile birbirlerine kavuşmalarını izlediğimiz bir flashback, ardından sevginin ışığı sayesinde 'birden canlanan ciri ve benim gözlerimden usulca dökülen birkaç damla yaş. the witcher 3 böyle bir yapım.
yayıncılar ile tanıdığım oyun.
diğer yazar arkadaşlar kadar oyuna hakim değilim lakin hikayede ki değişkenlik oyunu farklı kılan şey.
çok beğenmeme rağmen oynama fırsatım olmadı malesef.
nvidia hairworks teknolojisinin entegre edildiği, bu sayede gerald'ın saçlarını daha muazzam görebildiğimiz open world bir rpg. open world olması, seçimlerin oyunu etkilemesi ve yalnızca dövüş değil büyülerle de savaşabiliyor olmamız oyuna bağlıyor sizi. grafikler deseniz zaten muazzam. mutlaka oynanmalı.
playstation 4 pro ile oynarken cihazın boost modunu açarsanız hata alabileceğiniz oyun. oynarken fps düşmesi, ana menüye dönüp oyundan çıkış yapması gibi abuk durumlar başınıza gelebilir. bunun dışında hikayesiyle ve olay örgüsüyle sadece son zamanların değil, tüm zamanların en iyilerindendir. türe ve temaya çok uzak olmama rağmen başında saatler harcadım ve her bir saniyesine değdi. imkanı olan herkesin denemesi gereken oyundur.
çalışan insanlar için uygun değildir. lakin oyunun her bir yan görevi bir bölüm dizi gibi. cutsene kısımları uzun ve sıkmıyor. bir anda kendinizi handa oturup, bilgisayar başında şarkı dinlerken bulabiliyorsunuz. benim gibi "ejderha olarak üzüm toplama görevini bile bitirmeliyim" şeklinde takılıyorsanız, bu oyun sizi 1 yıl kilitler.

ayrıca call of duty : modern warfare 1' den sonra en başarılı optimizasyonu bu oyunda deneyimledim diyebilirim. oyunun sistem ihtiyaçları kötü optimizasyondan dolayı değil, inanılmaz kaliteli texture, ışık ve gölgelendirmelerden kaynaklı. bu kalitede bir yapım başka firmadan çıksaydı, sistem ihtiyaçları çok daha fazla olabilirdi.

açıkcası witcher 2'nin konsoldan rezalet şekilde pc ortamına port edilmesi, tüm aksiyonları 5 tuşa bağlayacağız diye aksiyonun ortasında arkadan enseye kılıç yerken, bir anda karakterin dönüp meşaleleri yakmaya çalışması, witcher 1 gibi bir harikadan sonra beni seriden soğutmuştu. bu oyun ise adeta ortalığı yıktı geçti. kült olacağı kesin.
bir oyundan çok daha fazlasıdır, bir deneyimdir. bazı oyunları alır, bitirir ve unutursunuz; ancak bu öyle değil. unutamazsınız.

bir oyundan çok daha fazlasıdır, sanattır. konsept çalışmaları, quest tasarımları, oyun dünyasının tasarımı, müzikler, karakterler, seslendirmeler, hikaye ve dahası. tam anlamı ile sanattır.

bu zamana kadar hala oynamadıysanız ve bu kaybı telafi etmek istiyorsanız, an itibarıyla steam winter sale kapsamında game of the year edition'u 30 tl'dir ve buna blood and wine, hearts of stone dlc'leri de dahildir. söz konusu dlc'ler ubisoft, ea oyunlarının dlc'leri gibi içerik fakiri de değildir.

Bedava Bitcoin KampanyasıÜyelik Sözleşmesi | Genel Kurallar | Duyurular | İstatistikler