the sims

insan yaşatmak üzerine kurulu bir bilgisayar oyunudur. her ne kadar maxis tarafından yayınlanmış ve geliştirilmiş ise de, daha sonra ea tarafından yayınlanmaya başlamıştır. gelecek günlerde özellikle konsollar için the sims 4 piyasaya sürülecek olup, gerek grafik gerekse de yaşanılabilirlik bakımından yeni yeniliklere gebedir.
zamanında beni psikopatça eğlendirmiş oyun. şifreleri yazar yazar güzel bir villa yapar sonrasında bir aileyi buraya yerleştirirdim. finalde de tüm aile üyelerini absürd şekilde öldürücek şekilde yaptıgım evi düzenler ve köklerini kazırdım. çok zevkli olurdu.
oyun dünyasını kökünden sallayan bir oyun olmuştur. bu fikir ilk ortaya atılıp oyunun yapıldığına dair haberler ilk çıktığında birçok insanın kafasındaki tek soru, bir hayat simulasyonunun sıkıcı olup olmayacağıydı. oyun çıkınca bir kez daha anlaşıldı ki hayatın içinden para diye tabir ettiğimiz değişken çıkınca pek sıkıcı olmuyormuş. hatta sonraki oyunlarda gördüğümüz üzere parayı ağaçtan toplaması daha zevkli oluyormuş.

o güne kadar görülmemiş bir eşya çeşitliliğini, kullanması çok kolay bir inşa modunda sunan, ek paketleriyle de bu çeşitliliği tavana vurduran the sims'i birçok insan sırf ev yapmak için oynadı. the sims 2 çıkana kadar her gün the sims oynadığı halde tek bir oyun gününü bile doldurmamış bir arkadaşım vardı, evleri yapar, kaydeder, sonra kapatıp başka ev yapardı.

yaşam moduysa yine o dönem için devrimsel olsa da oyunun esas sıkıntılarının yer aldığı bölümdü. çok zayıf bir iletişim ve ilişki anlayışı vardı oyunun. sim'ler oyuncak bebeklerden daha insan değildi. birkaç temel ihtiyaçları vardı, onları giderince mutlulardı, gidermeyince değillerdi, o kadar. yapımcı maxis bu sorunu ancak ilerleyen dönemlerde anlayacak ve sonraki oyunlarda düzeltmeye çalışacaktı.
maxisin ön ayak olup sonradan electronic arts tarafından piyasaya çıkarılan yaşan simülasyonu oyunu. sims gerçekten ilk çıktığında devrimsel bir yaklaşım getirmişti oyun piyasasına. insan yaratmak, ev inşa etmek sonra içini dayayıp döşemek, sonra bu insanı burada yaşatmak ve hatta diğer insanlarla ikili ilişkiler oluşturmak gerçekten daha önce pek de denenmemişti.

sims 1 ya da the sims elbette ki serinin ilk oyunu olarak oldukça kısıtlı imkanlar sağlıyordu oyunculara. yarattığınız insan serinin tüm ek paketlerini yükleseniz daha 15-20 çeşit surattan birine sahip oluyordu. eşyalar ise her ek pakette daha da fazla hale geliyor, dekorasyon yapmak için sizlere sayısız olanak sunuyordu. ilk oyun olduğu için fazlaca detaylandıramıyordunuz evleri: örneğin çapraz eşya yerleştirmek söz konusu değildi. yine de yarattığınız karakterin duygusal ya da fiziksel tüm ihtiyaçlarını karşılıyor olmak, onun para kazanmasını sağlamak cidden eğlenceliydi. sonu olmayan bir oyun aslına bakılırsa. tüm alış verişler simeleon isimli para birimiyle yapılıyordu.

(bkz:the sims: house party)
(bkz:the sims: livin large)
(bkz:the sims: hot date)
(bkz:the sims: vacation)
(bkz:the sims: unleashed)
(bkz:the sims: superstar)
(bkz:the sims: makin magic)
gerçek hayatta fazlasıyla gelir gider yönetimi yapmak zorunda kaldığım için hile hurdayla kazandığım paraları hunharca dekorasyona ve ıvır zıvıra harcamaktan keyif aldığım güzide oyun. oyunu gerçekçi kılmak ve hakkıyla oynamak benim için imkansızdır. tam ciddileşeceğim birden aklıma zaten hayatta bütün gün benzer şeyler yaptığımı görüp yeniden zıvanadan çıkıyorum. en son iki üç sene evvel bir niyet edip oturmuştum başına ama gerçek hayat yeterince zorken bir sanal şahsın hayatını kurgulamakla uğraşamayacağıma karar verdim.

Bedava Bitcoin KampanyasıÜyelik Sözleşmesi | Genel Kurallar | Duyurular | İstatistikler