nusr-et steakhouse

etilerde ara sokağın içindeki ufak ama samimi dükkanını nispetiye caddesi üzerindeki büyük dükkana taşımasından sonra zircirleşme yoluna girmiş restoran zirciridir. ticari olarak hacmi büyütmek mantıklı olsa da kalite kayıpları yaşanması kaçınılmaz olur. şimdi yeni trend avmler içine zircirin halkalarını yerleştirerek büyümeye devam etmektir. ancak tabii ki kalite de düşmektedir. en son istinyepark içinde yeni açtıkları restoranda lokum yiyip bir daha asla gitmemeye karar verdim. ilk dükkanda nusret tek tek masaları dolaşır ve tüm müşterilerle ilgilenirdi. şimdi bildiğim kadarıyla vaktinin çoğunu dubaideki şubesinde geçirmekte. eee para oralarda tabii.
bu kadar reklamı yapılınca beklentinin oldukça büyük olduğu etçi mekan. kötü diyemem tabi ki, etleri gayet lezzetli, nasıl isterseniz o şekilde pişiriyorlar. ciddi bir şekilde türk mutfağı dokunuşu esintilerini görüyorsunuz
mesela spesyali bildiğin tereyağında pişiyor. yani her ne kadar rakibi satılabilecek steakhouse fazlasıyla olsa da bunda da böyle özgün taraflar var.

sunum deseniz zaten orası ayrı bir şov. gayet de keyifle izliyorsunuz.. dolayısıyla ikincisi farkı da reklam, şov, sunum şu bu. ama her şeyin yanında tabi çılgın ve uçsuz bucaksız reklam politikasını da yabana atmamak lazım.

mesela adam dün usher, p.diddy, snoop dogg, pharell williams, rihanna gibi gibi gibi bir sürü kişiyleydi, et yaptı yedirdi, yayınladı bilmem ne. reklam işini abarttı, çıta arşa yükseldi.

Üyelik Sözleşmesi | Genel Kurallar | Duyurular | İstatistikler